Astım Etiyolojisi ve “Hijyen Teorisi” | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Astım Etiyolojisi ve “Hijyen Teorisi” 08.02.2015 22:32

Astım Etiyolojisi ve “Hijyen Teorisi”


 

Astım, mikrobik olmayan iltihabi bir hastalık. Ataklar halinde seyreden hışıltılı solunum, öksürük ve nefes darlığı ile ortaya çıkıyor. Ataklar genellikle toz, duman, koku vb. birtakım alerjenlerce tetikleniyor ya da fizik ve emosyonel stresle başlayabiliyor. Ciddi şekilde genetik temelleri var öyle ki; anne-babadan birinde astım varsa % 40 her ikisi birden astımlı ise %80 oranında çocuklarda da astım çıkabiliyor. Kalıtsal olarak yatkın bireyler uygun çevre koşullarına maruz kaldığında çoğunlukla genç yaşlarda astım tablosu ortaya çıkabiliyor. Nadiren atakların arası yıllar sürse de sıklıkla kronik bir tablo sürgit devam ediyor. Tam düzelme pek beklenmezken yavaş olsa da progresyon (hastalığın ilerlemesi) gözleniyor. Araya giren viral ve/veya bakteriyel enfeksiyonlar yeni bir atağı tetikleyip hastalığın seyrini ağırlaştırsa da etiyolojisinde doğrudan enfeksiyonların rolü yok. Tedavinin önemli bir kısmını kısa ve uzun etkileriyle nefes darlığını acilen çözmeye yönelik bronkodilatatörler oluştursa da temel yaklaşım altta yatmakta olan enflamatauvar (iltihabi) proçes ile mücadele etmek üzerine kurulu.

Mikrobik olmayan İltihabi süreç hastalığın etiyopatogenezindeki en kritik noktayı oluşturur. Atopik bünyeye sahip çocuklarda, çoğunlukla yaşamın ilk dekatlarında (on yıllarında), diğer bazı alerjik hastalıklarla ve çoğunlukla alerjik rinitle (nezle) birlikte ya da tek başına, ortaya çıkıyor.

Oldukça karmaşık bir mekanizma ile işleyen enflamatuvar cevap oluşumunu kısaca özetlersek; “Belirli alerjenlere karşı spesifik olarak duyarlı hale gelmiş bireyin aynı antijenlerle sonraki karşılaşmalarında ortaya çıkan erken ve geç tipteki aşırı duyarlılık yanıtıdır” diyebiliriz. Esasen vücuda girmeye çalışan yabancı mikroorganizmalarla mücadele etmek üzere dizayn edilmiş olan bu sistem (immün sistem) mesela organ nakilleri sonrasında gelişen organın reddedilmesi  komplikasyonunun da baş sorumlusudur. Sonuçta söz konusu yabancı antijenler nakledilmiş olan organın hücrelerinde de mevcuttur.

Bazen immün sistem yabancı mikroorganizmalarla yapması beklenen mücadelenin benzerini çevremizde doğal olarak bulunan bir takım madde ve moleküllere karşı yürütebilmektedir. Dolayısıyla mevcut hücresel ve sıvısal (hümoral) immün yanıt aslında zararlı olmayan örneğin bir ot ya da ağaç polenine, bir mantar sporuna veya ev tozu akarlarına yönelebilmekte, basit bir ürtikerden ölümcül anaflaktik reaksiyonlara kadar varabilen bir dizi reaksiyon husule gelebilmektedir. Penisilin alerjisi buna benzer bir durum olup nadir ama gayet ölümcül olabilirken bu risk tüm ilaçlar için de vardır. Arı sokmalarına bağlı olarak da benzer sonuçlar görülebilir. Tüm bu olaylarda asıl etken yanlış ya da abartılı olarak uyarılmış olan immün yanıttır. Hatta bazen bu yanıt dönüp kendi doku ve hücrelerini dahi hedef alabilir. Oto-immün hastalıklar dediğimiz bir geniş hastalık grubu modern tıbbın hala uğraştığı en zorlu meselelerinden biridir.

Sadede gelirsek çoğunlukla inhalasyon yoluyla akciğerlerimize ulaşan çeşitli alerjenler benzer bir yolla immün sistemi uyararak bir tür aşırı duyarlılık yanıtı başlatırlar. Bu olay baştan beri izaha çalıştığımız hava yollarındaki mikrobik olmayan enflamatuvar (iltihabi) sürecin ta kendisidir. Zaman içerisinde tekrarlayan maruziyetlerle alevlenen reaksiyonlar kliniğe astımın seyrinde gördüğümüz ataklar olarak yansır. Bu arada her bir atakta hava yolu mukozasına tutunmuş olan alerjeni hedef alan yoğun saldırı bizzat mokozaya ve tüm hava yolu duvarına ciddi zarar verir ve zamanla doğal yapısını bozarak sonunda geri dönüşü olmayan fibrozis ve remodeling ile neticelenir. Başlangıçta sadece ataklar sırasında gördüğümüz nefes darlığı da artık kalıcı hale gelmiş, hastalık bir yönüyle KOAH’a doğru evrilmiş olur. Elbette astımı böyle bir sahifede anlatacak veciz ifadeleri kullanabilmek sandığımızdan da zor. Hijyen teorisi önümüzdeki aya kalsın efendim.                     

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright