Aklımız başımıza gelir mi? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Aklımız başımıza gelir mi? 13.02.2016 12:42

Aklımız başımıza gelir mi?


Yeni yıla girmemize birkaç saat kala kaleme alınan bu yazıda yılbaşı çılgınlığını tartışmak istiyorum. Her birisi geçmiş ümmetlerden birinin helak olmasına yol açan günah ve yanlışlıkların tümünün yaygın bir şekilde toptan ve alenen işlenmeye başlandığı bu ahir zamanda 31 Aralık gecesinde adeta bir satanist ayin yaşanmakta, bir ucundan öte ucuna neredeyse dünyanın tamamında topluca isyan edilmekte sanki de meydan okunmakta. Zavallı insan oğlu neyine güveniyorsa…

Alkol sular gibi tüketilmekte, fuhuş zina ve bir takım sapıklıklar daha bir yoğun şekilde işlenmekte, topluca oynan milli(?) kumarımıza özel bir formatla devam edilmektedir.

Alkolün; başta karaciğer, insan sağlığı üzerine olan zararlarını burada uzun uzun anlatacak değilim. Psikolojik ve sosyal etkilerinden, sağlıklı bir toplumun olmazsa olmaz çekirdeği ailenin yapı ve işleyişine yönelik olumsuzluklarından da bahse sanıyorum gerek yoktur. Akli melekeleri bozup dikkati azaltmasıyla yol açtığı trafik kazalarını bile tekrarlamanın burada çok gerekli olmadığını düşünüyorum. Yine de bir zamanların TRT’sinde tekrarlanan şu uyarıyı (!) hatırlamadan geçemeyeceğim: “içiniz, içiniz ama içkiliyken araba kullanmayınız”. Şükürler olsun köprünün altından çok su aktı… “Alkol bütün kötülüklerin anasıdır.” (Sadaka resulullah) hadisi şerifiyle anlatmaya çalıştığımızı en veciz bir şekilde efradını cami ağyarını mani olarak - dört kelime ile – ifade buyurmuşlar. Fazla söze hacet yok.

Zina, kumar gibi sair günah ve azgınlıkların da şahsın ve toplumun sağlık ve düzenine olan muzır etkilerini varın sağduyulu okurlarım siz kıyas edin. Bu konuda da çok fazla lafa gerek yoktur.

Asıl vurgulamak istediğim konuya gelirsem: Ne zaman aklımız başımıza gelecek de şu batının kuyruğuna takılmaktan vaz geçeceğiz? Şanlı tarihimizle barışıp ne zaman ecdadımızı tanıyacağız?

Bilim ve teknoloji söz konusuysa ki, zaten bu sahada aradaki makas da kapanmaya başlamıştır, Hatta ASELSAN’ın ortaya koyduğu performans bütün dünyaya parmak ısırtıyor. Modern bilimin temellerini İslam alimlerinin attığını ne zaman hatırlayacağız? El Cabir’i, Biruni’yi, Cezeri’yi, Farabi’yi, Ali Kuşçu’yu, Uluğ Bey’i, İbni Sina’yı ne zaman öğreneceğiz?

Yok eğer mesele medeniyet meselesi ise batılı birilerinin bir zamanlar sık sık dile getirdikleri “yenilmiş medeniyet” psikolojisinden ne zaman kurtulacağız? “Medeniyetler çatışması” tezine karşı “medeniyetler ittifakı” tezi kabul göreli çok oldu ya biz bunu ne zaman fark edeceğiz? Kaldı ki insanlığa iki tane dünya savaşı, çatışma, kan zulüm ve gözyaşından başka bir şey vermemiş olan şu köhne batı medeniyetinin nesine imrenilir? Allah aşkına. Dün bütün dünyayı sömürge haline getirip köleleştirerek kanını iliğini sömüren batının bu gün ise Orta Doğu’ya ve Arap alemi’ne dayattığı demokrasiye bir bakın, tadından yenmez vallaha.

 “Turkey” İngilizcede Türkiye demektir. Bir de hindi anlamına gelir. Adamlar en meşhur bayramlarında bir nevi hindi kurban ederken sembolik olarak Türkiye’yi keserler de biz daha ne kadar hindi kesmeye devam edeceğiz? Göz göre göre milyonlarca çam fidesini telef edenlere gıkını çıkarmayan sözde aydınlarımız daha ne zamana kadar yatırımların önünü kesmek için doğasever pozlarla halkımızı kışkırtacaklar? Birkaç çam ağacı için az kalsın ayaklanma çıkaracaklardı ya Allah’ın dediği olur sonuçta.

Bilmem acaba biz akıllanır mıyız? İngiliz askerlerinin İstanbul’u işgal için karaya çıktıkları sırada çaldıkları marşı halen daha ‘Katibim’e kolalı da gömlek ne güzel yakışır” diye söyleye söylete çoluk çocuk herkese öğretmeye devam mı edeceğiz? Yoksa aynı günlerde “İslam’a sorularımızdır” diye Rum papazlarının hazırladıkları dini içerikli bir takım sorulara muhatap olan asrın sultanının yaptığı gibi mi davranacağız? “Sekiz yüz yıldır Anadolu’da ve dört yüz yıldan beri de İstanbul’da birlikte yaşadığınız Müslümanlara bu soruları sormak, İstanbul işgal olunca mı aklınıza geldi? Diye sorarak aynı cevabı mı vereceğiz? “Bu gün size verilecek cevabım hokkalı bir tükrükten başkası değildir.”     

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright