15 Temmuz ve Irak’ın işgalindeki benzerlikler  | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>15 Temmuz ve Irak’ın işgalindeki benzerlikler 17.09.2016 15:57

15 Temmuz ve Irak’ın işgalindeki benzerlikler


15 Temmuz darbe girişimi için Sayın Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın “Bu bir işgal girişimidir” demesi ne kadar doğrudur? Acaba bu ifadeden maksat darbeye karşı gelen halkın motivasyonunu artırmak mıdır yoksa bir hakikati ifade etmek midir? 

Bu soruya cevap verebilmek için karşılaştırmalı örnek üzerinden gitmekte fayda var. Sınır komşumuz Irak ABD tarafından işgal edilirken nasıl bir tarihi tecrübeden geçti? Acaba benzer bir durum ülkemizde yaşatılmak istenmiş olamaz mı? 

Başlayalım… 

1991 yılında Irak ABD tarafından günlerce uçaklarla ve de uzun menzilli füzelerle yerle bir edilmişti. O yıl ABD kasıtlı olarak kara harekâtı yapmamıştı.  

2003 yılında ABD kitle imha silahları yalanıyla Irak’a karşı kara harekâtı düzenlemeye karar vermişti. Dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin ülkesinin televizyonlarına her çıktığında ABD’yi şu şekilde tehdit ediyordu: “Irak’a girerlerse yüz bin Cumhuriyet Muhafızı onları bekliyor…” 

ABD güneyde bir direnişle karşılaşmıştı ancak daha sonra ilginç bir şekilde, neredeyse elini kolunu sallaya sallaya Irak’ın başkenti Bağdat’a girmişti.  

Sanki Cumhuriyet Muhafızları ve Irak ordusu buharlaşmıştı. Neden hiç direniş olmamıştı? 

İşte bu noktada Irak işgali ile 15 Temmuz darbe/işgal girişiminin ortak yönleri başlıyor… 

Irak işgalini anlamaya çalışırken Ahmet Dinç’in “Babil’de Amerikan Tangosu – Saddam’ı Deviren Amerikan Tangosu” isimli kitabında ilginç bir detay karşınıza çıkıyor. Önemli bilgiler veren kitap 2004 yılında çıktıktan sonra esrarengiz bir şekilde bir daha baskı yapmıyor. İnternet gezintilerinde içeriğine ulaşmanız mümkün. 

Araştırma yaptığınızda “Kesnizani Tarikatı” karşınıza çıkıyor. Tarikat ilk olarak Kürt kökenli Şeyh Abdülkerim Kesnizani tarafından Kadiri ekolünün bir kolu olarak ortaya çıkıyor. Önceleri mütevazi bir görüntü sergileyen tarikatın kaderi şeyhin ölmesiyle değişiyor. Şeyh Abdülkerim ölünce yerine oğlu Muhammed geçiyor. 

Muhammed’in tarikatın başına geçmesinden sonra özellikle Kabala öğretilerine merak saldığı, CIA ve MOSSAD gibi örgütlerle ilişkiye girdiği konuşuluyor. Gizemli birisi olan Muhammed’in doksanlı yıllara kadar bilinen bir fotoğrafı bile yoktur. 

Şeyh Muhammed ilk zamanlarda Baas rejimine bağlılık gösteriyor. Hatta Saddam rejimine silah temininde rol oynuyor. 

1990’lı yıllardan itibaren tarikat bir dönüşüm yaşıyor. Kabala mistik öğretileriyle Yahudilik etkisi Şeyhin yazılarına yansıyor. Müritlere hahamlar ders vermeye başlıyor. Kadiri ekolünde hoş karşılanmayan şişli, bıçaklı ayinler başlıyor. Her gün savaşmaya alışmış Irak askerleri bu ayinlerden etkileniyor. Savaş meydanında bu tarikatın kendisine yardımcı olacağına, bombalardan, kurşunlardan kurtulacaklarına askerler inanmak istiyor. 

Zamanla askerler arasında Kesnizani Tarikatı o kadar etkili olmaya başlıyor ki, Genelkurmay Başkanı Mareşal Ayat Fetih El-Ravi, Hava Kuvvetleri Komutanı Hamid Şaban, umumi askeri istihbarat başkanı Mareşal Vefik El-Samarayi de Şeyh Muhammed Kesnizani’nin ayaklarını öperek mürit oluyorlar. FETÖ sapkınlığına ne kadar da benziyor, öyle değil mi? 

Devletin emniyet birimleri ve Elmuhaberat gibi istihbarat birimleri de aynı yöntemlerle Kesnizani Tarikatının etkisine giriyor. Tarikat Irak’ta o kadar etkili olmaya başlıyor ki Saddam’ın en yakınındakiler, iki kardeşi ve karısı bile bu tarikata giriyor. Saddam her taraftan kuşatılıyor… 

Birinci Körfez Savaşından sonra İsrail, Kesnizani Tarikatına olan ilgisini artırıyor. Her türlü yardımı sağlıyor. Şeyh Muhammed de aldığı her türlü istihbarat bilgisini oğlu Nehru aracılığıyla MOSSAD`a aktarıyor. 

İddia o ki, Saddam etrafının tamamen Kesnizani tarikatı tarafından örüldüğünü son birkaç ayında fark edebilmiş. Karısı dâhil etrafındaki tüm yakınlarını uzaklaştırmaya başlıyor. Hepsini cezalandıracağını söylüyor. Ancak her hareketi CIA ve MOSSAD’a rapor ediliyor.  

Irak işgal edilirken özellikle Bağdat çevresinde hiç direniş gösterilmemesini birçok uzman Şeyhin emrindeki generallere bağlıyor. 

İzzet Duri Saddam’ın en yakınında bulunan çok karanlık birisiydi. Saddam ülkeyi oğulları Ali Hasan Mecid, Kusay ve İzzet Duri arasında adeta üçe bölmüştü. İşgal başlayınca Mecid ülkenin güneyinde 19 gün direnmişti. Zaten savaş da 20 gün sürmüştü. 

Ülkenin kuzeyini tutan Kusay günlerce İzzet Duri’den destek beklemişti. Ancak Duri efsane Baas askerlerine emir verip, tek bir kurşun bile atmadan evlerine yollamıştı. Böylelikle de Bağdat düşmüştü. 

Irak’ın işgalini okurken karşımıza çıkan Kesnizani Tarikatına baktığımızda Fethullah Gülen denen terörist başının adını koyduğu Hizmet Hareketini okuyor gibiyiz. Örgütlenme yapısı bire bir aynı. İslam ise ihanetin sadece kamuflajı!

Bir ülkeyi içten yıkmak istiyorsanız yöntem hep aynıdır. Askeriyeye, emniyete ve istihbarata sızacaksınız. Fedai kılıklı müritleriniz ülkesine değil tarikatına sadakat gösterecek…

Eğer 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı bu ülkemizin işgalini beraberinde getirecekti. Allah’ın yardımı ve Cumhurbaşkanımızın dirayeti, milletin azmiyle tarihimizin en büyük ihanetini önleyebildik. 

Darbe başarılı olsaydı FETÖ ülke yönetimini fiilen ve belki de hukuken ABD’nin hizmetine verecekti. FETÖ’cü askerler yönetime el koyamasa bile iç savaş çıksaydı, ABD ve Batı demokrasi sosu dökülmüş süslü gerekçelerle ülkemizi işgal edecekti. 

15 Temmuz gecesi yaşatılmak istenen Irak’ta yaşananların hazin bir tekrarıydı. Başarılı olamadılar. Çünkü Cumhurbaşkanımız tek başına mücadele etse de durumu son anda fark etmedi. Son 2-3 yıl Fethullah denen sahte vaizin asıl yüzünü topluma anlattı. Millet ihanetin arkasında saf tutmadı. 

ABD ve Batı şunu gördü, bu ülke 78 milyon olarak ihanet şebekelerinin oyunlarıyla vatanını emperyalist katillerin masasına meze yapmayacak. Halka rağmen kirli oyunlar tutmayacak. 

Irak’ta Kesnizani, Türkiye’de FETÖ…  

Batı kendisine uşak bulmakta zorlanmıyorsa, bu millet de tarih yazmaktan hiç bıkmayacaktır!  

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright