Politikamız; yemediğin ürünü satmayacaksın | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >> Politikamız; yemediğin ürünü satmayacaksın08.01.2017 10:00

Politikamız; yemediğin ürünü satmayacaksın

Politikamız; yemediğin ürünü satmayacaksın


Öz Dostlar Unlu Mamulleri’nin Sivrice’de mütevazı bir fırından Elazığ genelinde şubeleri, fabrikası olan dev bir tesise dönüşme hikâyesini Öz Dostlar Yönetim Kurulu Üyesi Murat Öz’den dinledik…


Bu haber 717 kez okundu.
Öz Dostlar Unlu Mamuller Yönetim Kurulu Üyesi Murat Öz:

Politikamız; yemediğin ürünü satmayacaksın

Öz Dostlar Unlu Mamulleri’nin Sivrice’de mütevazı bir fırından Elazığ genelinde şubeleri, fabrikası olan dev bir tesise dönüşme hikâyesini Öz Dostlar Yönetim Kurulu Üyesi Murat Öz’den dinledik…

Aslında babamın geçmişine bakarsak 40 yılı aşkın bir mazisi var sektörde lakin ben size bizimde dâhil olduğumuz Sivrice ilçesinde 1999 yılında başlayıp süre gelen kısmını anlatmak isterim.

Babadan fırıncı sonradan olma unlu mamullerciyiz… Babamlar 1998 yazında Sivrice’ye günü birlik tatile geliyor yiyecek ekmeği bitiyor ve çarşı merkeze inip ekmek almak istiyorlar. Lakin fırınlar paydos etmiş ve ekmeksiz kalıyorlar, ticari maceraya atılmamız böyle başlıyor.

Sonrası babam Sivrice çarşıda keşfe başlıyor ve o zamanlar boş olan bir dükkân buluyor. Şartlı konuşuyorlar… Mülk sahibi de paraya sıkışmış o zaman 3 senelik kiraya alacağı işyerini fırsatçılık yapmayayım beraber kalkınalım diye kiralıyor. 


Bir açık ekmek, bir somun ekmek fabrikası, unlu mamuller, kuru pasta, poğaça vb çeşitlerden oluşan bir konsept ile işyerini Sivrice’de kuruyor.

İlk zamanlar göl ve oradaki fabrikaların işlek halde olması muazzam bir iş potansiyeli oluşturdu. 2 veya 3 sene içinde fabrikaların durması, gölün cazibesini yitirmesi bizim de iş hacmimizi düşürdü ve tabiri caizse gemi su almaya başladı. Hani düşenin dostu olmaz tabiri burada devreye girdi. 

İşler iyiyken ortaklardan ses çıkmaz iken ortaklarımız kapatalım diye diretiyordu. Vakti zamanında fırsatçılık yapmadığımız mülk sahibi ya kira ya da boşaltın diyordu. Babam ben ve kardeşim Ferhat’ı çağırdı, durumun izahını yaptı. Fikrimizi sordu, yanında olduğunu beyan ettik. 

Belli bir süre işletmeye çalıştık olmadı hep tersine gitti ama bir gün olsun harama, hileye başvurmadık, doğruluktan şaşmadık. Ve yıl 2003’ün 9. ayı Nailbey’de bir fırını devraldıktan sonra Elazığ günlerimiz başladı. Başladı ama Sivrice’den kalma 200 Bin TL borç, viran olmuş bir işyeri, 2 genç ve bir baba ve hayatın her alanında desteğini arkamızda hissettiğimiz bir anne ve sonradan dâhil olan kardeşlerimiz ile yola çıktık.

Hiçbir zaman kopmadık, kötü günleri birbirimize kenetlenerek halletmeye çalıştık. Sonrasında şans ilk defa Olgunlar Mahallesi’ndeki işyerimizin sahibinin vesile olmasıyla yüzümüze güldü. Hani derler ya Allah-u Teala hiçbir kuluna nasip etmeyeceği rüyalar kurdurmazmış bizimkisi en büyük örneği… 

Yastığa başımızı koyduğum her vakit yarabbi bize mesleğimizi icra edebileceğimiz iyi mekânlar nasip et der ve uyurdum, şükür nasip oldu. Yani demem o ki rabbim takdir etmişse kul ilerler aksi mümkün değil.

Biraz da işyerlerimizin işlevlerinden bahsedeyim. Bizim hizmet politikamız “kendin yemediğin ürünü satmayacaksın...”

Şu an çalışan iş arkadaşlarımıza sorsanız da geçmiş zamanda bizimle çalışan iş arkadaşlarımıza sorsanız da aynı cevabı alırsınız. Bugün sektörün en ciddi firmalarındanız. Tabii ki bu bir tek bizimle olacak işler değil, şu an mevcut 70’e yakın iş arkadaşımız var, aslan payı onlarındır. Biz ise onların iyi niyet ve büyük özveri ile ürettiklerini, sunumunu ve planlamasını yaparak rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz.

Bizim patronluk gibi bir iddiamız yok şartlar oluşursa ihtiyaç duyulduğu zaman ailenin hiçbir bireyi yok ki gömleğinin kolunu katlayıp işe koyulmasın.

Dededen kalma bir servetimiz yok, babadan kalma maddiyat yok fakat çok güçlü manevi duygular bıraktılar bize… Bugün geldiğimiz noktaya bakınca hiçbirini maddiyat ile elde etmedik. Biz iş hayatımızda doğru olmayı, dürüst olmayı insanları aldatmamayı paranın hiçbir şey itibarın her şey olduğunu benimsedik ve bugün bu noktalara geldik. Yarın ne olur nerede oluruz bilemem lakin bugün sektörde bu kadar çeşitlilik üreten başka bir firma yok bununla da gurur duyuyoruz.

Ve son olarak babamın bir sözü vardır; “işyeriniz altından dahi olsa alışveriş yapacak müşteriniz yoksa ne yazar.”

Biz de ilk başlarda rüyasını kurduğumuz şimdilerde ise idaresini yaptığımız işletmemize maddi manevi desteklerini esirgemeyen Elazığ halkına ve bu duygularımızı kendilerine aktarımımıza vesile olan başta Her Ay Dergisi çalışanları olmak üzere tüm yazılı görsel ve işitsel medya emekçilerine teşekkür eder şükranlarımızı sunarız.


Diğer RÖPORTAJ haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder
http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright